Stefan Ossowiecki ve “Görünmeyeni Okuma” yeteneği
Hayatı: Stefan Ossowiecki, Moskova'ya yerleşmiş Polonyalı soylu bir ailede doğdu. Babası Jan Ossowiecki, mühendis ve Dmitri Mendeleev'in asistanıydı. Stefan, Saint Petersburg Teknoloji Enstitüsü'nde eğitim gördü ve kimya sektöründe çalıştı, sonunda babasının boya ve vernik fabrikasının ortak sahibi oldu. Rus Devrimi'nden sonra Bolşevikler tarafından hapsedildi, ancak daha sonra kaçarak Varşova'ya yerleşti ve burada endüstri mühendisi olarak hayatını yeniden kurdu.
Stefan Ossowiecki, 20. yüzyılın başlarında Avrupa’nın en çok tartışılan psişik figürlerinden biriydi. Onu sıradan bir “medyum” olmaktan çıkaran şey, iddia edilen fenomenlerinin çok spesifik, test edilebilir ve bazen bilimsel ortamlarda gözlemlenmiş olmasıydı. Bir nevi “bilinmeyenin arşivcisi” gibiydi.
Psikometri (Nesne Hafızasını Okuma)
Ossowiecki’nin en bilinen yeteneği buydu.
Bir nesneye dokunduğunda:
Adeta bir film sahnesi gibi anlatabilirdi.
Nasıl tarif ediyordu?
Kendi ifadelerine göre:
Bu, günümüzde “bilinç akışıyla veri çözümleme” gibi yorumlanır.
Kapalı Metin Okuma (Clairvoyance)
En çarpıcı deneylerden biri:
Kapalı zarfların içindeki metinleri okuyabiliyordu.
Ve Ossowiecki:
Bu deneyler özellikle:
Uzak Geçmişi Görme / Bilme (Retrocognition)
Geçmişte yaşanmış olayları görebiliyordu.
Örneğin:
Bazı deneylerde:
Bu yetenek, sanki zihni:
“Zamanın lineer olmadığı bir arşive bağlanıyor” gibi yorumlandı
Telepatik Algı
Ossowiecki bazen insanların düşüncelerini:
Bilimsel Testlere Katılımı
Ossowiecki’nin en ilginç yönlerinden biri:
Deneylerden kaçmamasıydı. Polonya Psişik Araştırmalar Derneği’nin birçok deneyinde süje olarak bulundu.
Deneyler şaşırtıcı derecede sistematikti:
1.Kapalı zarf testleri
İçeriği bilinmeyen metinler zarfa konurdu
Zarf mühürlenirdi
Ossowiecki’den içeriği okuması istenirdi
Amaç: Normal duyularla erişimi imkânsız kılmak
2. Nesne okuma (psikometri)
Uzaktan algı testleri
Bu, bugünkü deyimle: 'çift-kör deneye’ yaklaşan bir yöntem.
Ossowiecki;
Ölümü: Varşova Ayaklanması sırasında Ossowiecki, Aleje Ujazdowskie yakınlarında Alman kuvvetleri tarafından yakalandı ve muhtemelen idam edildi. Cesedi asla bulunamadı ve sık sık tekrarladığı, Varşova'da mezarsız öleceği kehaneti gerçekleşti. O, savaşlar arası Polonya'nın manevi merakının kültürel bir sembolü ve 20. yüzyıl başlarındaki parapsikoloji alanında bir vaka çalışması olarak kaldı.
En İlginç Detay
Ossowiecki kendini bir “mucize insan” olarak görmüyordu.
Şöyle düşünüyordu:
“Herkeste var, ama çoğu kişi kullanmayı bilmiyor.”
Kaynakça: Ruh ve Kainat dergisi, Fate dergisi